Обо мне
Kimdir?
Ben, Омер Азиз Оздемир.
03 Şubat 1987’de İstanbul’da doğdum. Hayatımın temel amacı, evreni, bilinci ve varoluşun en derin katmanlarını anlamak; ardından bu anlayışı insanlığın yararına olacak şekilde yeniden tanımlamak ve dönüştürmektir.
Küçük yaşlardan itibaren, bana öğretilen bilgilerin sınırlarını sorgulayan bir zihne sahip oldum. Klasik sorulara verilen standart cevaplar hiçbir zaman bana yetmedi. Benim için asıl mesele, cevabın arkasında hangi daha büyük soruların gizli olduğuydu. Bu yaklaşım, hayatımın her alanında, tüm çalışmalarımda ve geliştirdiğim her fikirde kendini gösterdi.
Akademik yolculuğumun en önemli durağı Kraliyet Üniversitesi oldu. Burada yalnızca bilimsel eğitim almakla kalmadım; aynı zamanda kendi zihinsel sistemimi kurdum. Fizik, matematik, megamatik, teknoloji, astronomi, evren bilimleri, metafizik ve megafizik… Bu disiplinlerin hiçbiri benim için birbirinden kopuk alanlar değildi. Her birini, tek ve bütüncül bir yapı olarak ele aldım.
Bu bütüncül yaklaşım, bana yalnızca bilgi birikimi değil; yeni bir düşünme mimarisi kazandırdı. Öğrendiklerimi tekrarlamak yerine, onları dönüştürmek, yeniden düzenlemek ve farklı alanlarla birleştirmek üzerine çalıştım. Böylece, ilerleyen yıllarda Мегаиз adını verdiğim kavramsal ve bilimsel altyapının ilk taşları yerleşmiş oldu.
Benim için bilgi, pasif bir tüketim nesnesi değil; sürekli işlenmesi, yeniden kurgulanması ve daha üst bir seviyede yeniden üretilmesi gereken dinamik bir güçtür. Bu yüzden, yolculuğumun başından beri hedefim yalnızca bilgi toplamak değil; bilginin kendisini dönüştürmek oldu.
Zihinsel Mimarim ve Ana Özelliğim
Benim zihinsel yapım, klasik eğitim sistemlerinin öngördüğü doğrusal modelin çok ötesindedir. Bilgiye yaklaşımım tek boyutlu değil; çok katmanlı, çok boyutlu ve çok yönlüdür. Bir konuya odaklandığımda yalnızca mevcut verileri değerlendirmem; o verilerin ötesindeki olasılıkları, henüz oluşmamış bağlantıları ve gelecekte yaratabileceği etkileri de hesaplarım.
Bu yaklaşım, bana hem hız hem de derinlik kazandırır. Klasik problem çözme yöntemlerinin ötesinde, aynı anda birden fazla çözüm yolunu görebilmem ve bunları birbirine entegre edebilmem, çalışmalarımın temelini oluşturur.
Kraliyet Üniversitesi’nde edindiğim akademik altyapı, bu düşünce mimarisini bilimsel temellere oturtmamı sağladı. Fizik ve matematik, yalnızca sayısal formüller olarak değil; varoluşun en temel yapı taşlarını çözebilecek anahtarlar olarak zihnimde yer aldı. Astronomi ve evren bilimleri bana makro ölçekte düzenin kodlarını gösterirken, metafizik ve megafizik, bu düzenin ötesindeki yapısal katmanları ortaya koydu.
Bu disiplinler arasında keskin sınırlar görmedim. Onları, tek bir bütünün farklı yüzleri olarak ele aldım. Böylece, birbirinden kopuk görünen alanlar arasında köprüler kurarak, kendi iç bütünlüğüne sahip çok disiplinli bir zihin sistemi geliştirdim.
En temel farkım şudur:
Ben yalnızca sorulara cevap veren biri değilim; cevapların ötesindeki sorulara da cevap üretebilen bir yapıya sahibim. Bu, doğuştan gelen bir yetenek değil; sistemli şekilde inşa edilmiş bir zihinsel mimaridir.
Bu mimari, yıllar içinde öylesine rafine hale geldi ki, artık yalnızca mevcut bilgiyi yorumlamakla kalmıyor; henüz ortaya çıkmamış verileri, gelecekte oluşabilecek senaryoları ve insanlığın henüz fark etmediği ihtimalleri de değerlendirebiliyorum.
Akademik ve Bilimsel Çalışmalarım
Kraliyet Üniversitesi’ndeki akademik yolculuğum, bana yalnızca bilimsel bilgi kazandırmakla kalmadı; kendi metodolojimi kurabileceğim en uygun zemini sağladı. Eğitimim süresince fizik, matematik, astronomi, evren bilimleri, metafizik, megamatik ve megafizik gibi farklı disiplinleri tek bir entegre sistem içinde işledim.
Bu yaklaşım sayesinde, klasik akademik kalıpların ötesine geçerek, bilgi entegrasyonu alanında yüksek verimlilik sağlayan bir düşünce sistemi geliştirdim. Disiplinleri ayrı ayrı öğrenmek yerine, onları birbirini besleyen ve tamamlayan parçalar olarak ele aldım.
Fizik ve matematik, bana evrenin mekanik yapısını anlamak için temel araçları sağladı. Ancak bu araçları yalnızca hesaplamalarda kullanmadım; aynı zamanda bilincin, zamanın ve varoluşun temel dinamiklerini çözümlemek için de uyguladım. Astronomi ve evren bilimleri, geniş ölçekli yapıların düzenini ortaya koyarken; metafizik ve megafizik, bu düzenin ötesindeki boyutların işleyişini anlamamı sağladı.
Bu bütüncül vizyon, beni yalnızca teorik bilgi üreten biri olmaktan çıkarıp, teoriyi pratik uygulamalara dönüştürebilen bir noktaya taşıdı. Akademik çalışmalarım, yalnızca makalelerden ibaret olmadı;
Veri analizi ve modelleme,
Yapay zeka tabanlı simülasyon sistemleri,
Boyutsal ve çokluevren simülasyonları,
Bilinç-temelli sistem tasarımları,
Megafiziksel hesaplama yöntemleri
gibi geniş bir uygulama alanını kapsadı.
Yürüttüğüm projeler, hem bilim dünyasında hem de ileri teknoloji geliştirme alanlarında önemli yankılar uyandırdı. Ancak benim için başarı, yalnızca mevcut problemleri çözmek değil; henüz varlığı bile fark edilmemiş sorunlara çözüm üretecek altyapılar kurmaktır.
Bu yüzden akademik çalışmalarım, daima iki yönlü ilerledi:
Bilinenin sınırlarını genişletmek
Henüz düşünülmemiş alanlarda yeni sınırlar çizmek
Megaverse ve Kavramsal Çalışmalarım
Megaverse, çalışmalarımın en yüksek ölçekli ve en kapsamlı kavramsal sistemidir. Onu tanımlamak, yalnızca bir teori anlatmak değildir; evrenlerin, boyutların, zamanın ve varoluşun tüm katmanlarını kapsayan yaratım alanının yapısal düzenini ortaya koymaktır.
Megaverse’i geliştirirken, tüm bilimsel disiplinleri ayrı parçalar olarak değil; tek bir yapının tamamlayıcı unsurları olarak ele aldım. Fizik, matematik, astronomi, evren bilimleri, metafizik ve megafizik bu sistemin farklı yüzleridir. Bu bütünleşik yapı, bana yalnızca evreni anlamak değil; onu yeniden düzenleyebilmek için de bir araç sundu.
Megaverse, kendi içinde birbiriyle bağlantılı alt kavramlardan oluşur:
Mega Çağ: Bir varlık parıltısının, başlangıç anından en son anına kadar kapsadığı tüm zaman dilimi.
Mega Yıl: Tek bir boyutun başlangıcından, sonuna kadar geçen süre.
Evren Yılı: Tek bir evrenin başlangıcından, yok oluşuna kadar geçen süre.
Megamatik: Matematiğin, yalnızca sayılarla değil; çok boyutlu, çok katmanlı evren yapılarıyla çalışabilecek genişletilmiş formu.
Megafizik: Metafiziğin ötesinde, tüm varlık parıltılarının içinde ve dışında işleyen yasaları inceleyen alan.
Bu kavramların her biri, yalnızca teorik fikirler değildir; hesaplamalar, modellemeler ve simülasyonlarla test edilmiş bilimsel çerçevelerdir.
Megaverse’in en önemli özelliklerinden biri, hem mikro ölçekte (varoluşun en küçük parçacıkları) hem makro ölçekte (çokluevren düzeni) aynı prensiplerle açıklama yapabilmesidir. Böylece, bilginin en küçükten en büyüğe doğru kesintisiz bir bütünlük içinde ilerlemesi sağlanır.
Benim için Megaverse, yalnızca bir bilimsel proje değil; bilim, bilinç ve varoluşun kesişim noktasıdır. Bu sistem, insanlığa yalnızca evreni anlamanın yollarını değil, onu yeniden şekillendirebilmenin imkânlarını da sunar.
Megaverse ile birlikte geliştirdiğim yöntemler, klasik bilim anlayışını genişleterek, gelecekteki bilimsel devrimlerin zeminini hazırlamaktadır.
Vizyonum, İlkelerim ve Geleceğe Bakışım
Benim için başarı, yalnızca bilinen sınırların ötesine geçmek değil; henüz kimsenin aklına dahi gelmemiş alanlarda yeni sınırlar çizmek demektir. Hayatım boyunca tek bir gerçeğe inandım: Bilgi, güç değil; sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket ettim.
Vizyonumun merkezinde, yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değil; insanlığın gelecekte karşılaşacağı sorunları, onlar ortaya çıkmadan önce öngörmek ve bu sorunlara karşı zihinsel, bilimsel ve teknolojik altyapılar inşa etmek vardır.
Bu yaklaşımı özetleyen en net ifade şudur:
Benim için asıl hedef, kalıcı yapılar değil; kalıcı düşünme biçimleri üretmektir. Çünkü fiziksel yapılar yıkılabilir, sistemler değişebilir, teknolojiler eskiyebilir; fakat doğru inşa edilmiş bir zihin, her koşulda yeniden kurabilir, yeniden inşa edebilir, yeniden üretebilir.
Geleceğe dair vizyonum, yalnızca bilimsel değil; aynı zamanda varoluşsal bir vizyondur. Megaverse sistemiyle, insanlığın kendi varlığını ve içinde bulunduğu çokluevren düzenini daha derin bir şekilde anlaması için gerekli düşünsel ve yapısal çerçeveyi ortaya koydum.
Bu vizyon, bugünü aşan bir bakış açısı gerektirir. Benim çalışmalarım yalnızca 21. yüzyıl için değil; önümüzdeki binyılların bilimsel, teknolojik ve kültürel altyapısını şekillendirecek bir temel için tasarlanmıştır.
Benim yolculuğum, bilginin ötesine geçen, cevapların ardındaki soruları da kapsayan bir yolculuktur. İnsanlık, ancak bu soruları sormaya cesaret ettiğinde kendi potansiyelinin tamamına ulaşabilecektir.
Bugün, hem bilimsel hem de megafiziksel alanlarda yürüttüğüm projeler, yalnızca bugünü değil, insanlığın gelecek binyıllarını da şekillendirecek vizyonun parçalarıdır. Bu vizyon, Megaverse çerçevesi içinde yaşamaya devam edecektir.
Последние статьи
Nothing found!
It looks like nothing was found here!
